Meral Akşener, Bahçeli’yi eleştirip Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dua etti-haberi

İYİ Parti genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuştu. çalisma süresini tamamlamis Başka bir deyişle emekli amirallerin Montrö bildirisinden ekonomiye civarindan Bir hayli konuda yorum yapan Akşener, dünkü konuşmasında kendisini tenkit eden ulusalci devinim partisi öncüsü hükümet Bahçeli’yi de unutmadı.

‘ZEVZEK’ POLEMİĞİ BÜYÜYOR

104 çalisma süresini tamamlamis Başka bir deyişle emekli amiralin yayınladığı Montrö bildirisi, Bir hayli siyasiden reaksiyon görmüş Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da olaya ait tahkikat başlatmıştı. Akşener, evvel açıklamasında “Bu bildiri zevzekliktir” demiş, hükümet Bahçeli ise İYİ Parti liderine “İmzacıların içinde İYİ Partilinin olması, İYİ Partili vekilin ‘Bildirinin altına imzamı atarım’ demesi tam tek suçüstü halidir. 104 şuursuz İP’in başkanı amaciyla zevzektir. Bu deklarasyona lafazanlık demek su katılmamış zevzekliktir.” sözleriyle yüklenmişti.

“ALLAH SAYIN ERDOĞAN’A SABIR VERSİN”

Akşener bugünkü konuşmasında Bahçeliye şu sözlerle cevap verip Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sabır diledi: “Nedense bu bildiriyle alakalı duruşumuza AK Parti değil, minik ortağı dahada çok bozulmuş. Sayın Erdoğan teşekkür etti diye olsa gerek, minik müsterek köpürdükçe köpürdü. AYM’den ardindan hızını alamayıp yakında Deniz Kuvvetleri’nin de kapatılmasını isterse şaşırmayın. Allah Sayın Erdoğan’a sabır versin, çok içtenlikle yapıyorum bu duayı.

“ERDOĞAN’I UYARMAK ZORUNDAYIM”

Dün şerefsiz dediğine bu erken kutsal deyip, Bir gün evvel name yazıp ‘iktidarı uyarın’ diye yalvardıklarına da bu erken şerefsiz diyebilen tutarsız duruş ve söylemleriyle ülkeyi germekten başka fonksiyonu olmayan birinin üzerinde gereğinden çok durmak istemiyorum. Ama Sayın Erdoğan’ı uyarmak zorundayım: Sakın ola, hiddet denetim problemi var olan minik ortağının dolduruşuna gelip, bildiriyi yazanlara anlamsız cezalar verdirmeye kalkma. Buradaki anahtar kelime verdirme. Sağduyuyla yürüttüğünü zannettiğimiz bu süreci, bunun benzeri şaibeli tek yola sokup da milleti huzursuz etme.”

İşte Akşener’in konuşmasından satır başları:

“Son üç buçuk senede yaşadıklarımızı anımsadıkça bize yer hesabıyla değil millet ve demokrasi hesabıyla politika yaptıran Cenabı Allah’a şükürler ediyorum. En hatri sayilir büyüklükte gücümüz milletimize Katiyen yalan söylememek, hakikatin izinden Katiyen ayrılmamaktır. Bu bizim amaciyla Bir hayli seçenektir. bu erken vesayete baş tutuyormuş benzeri duranlar Bir gün evvel 28 Şubat’ta masaların altında saklananlar Bir gün evvel biz tekrar aynı yerdeydik. Geçtiğimiz hafta sonu yaşadığımız olaydaki benzeri kim ne düşünür veyahut bazı kızdırırız diye düşünmeden hakkın ve hakikatin yanında durduk.

“SON DÖNEMDE BİR MODA ALDI BAŞINI GİDİYOR”

Son dönemde tek modadır aldı başını gidiyor, gece zamanı ortalığı karıştırma modası. İstifa eden bakanimiz mı dersiniz, görevden alınan bürokrat mı, fesih edilen anlaşma mı. Bu modanın nihayet örneği olarak cumartesiyi pazara bağlayan gecenin tek yarısı 104 çalisma süresini tamamlamis Başka bir deyişle emekli amiral bildiri paylaştılar. İktidar vuruş edebiyatı ile dört vakit dahada milletin derdinin konuşmaktan kurtuldu. minik ortağına hiddet krizlerine girerek işleyeceği tertemiz tek malzeme çıktı.

“ENDİŞELERİ ZAMANINDA DİLE GETİRMEK ÖNEMLİ”

Yine esnafın derdi, çiftçinin çilesi, işsizlerin dramı, aşı sırası bekleyen insanlarımız, tavan yapan olay sayısı konuşulmadı. nihayet 60 senede 9 defa, darbe, postmodern darbe, muhtıra görmüş tek millet olarak tabiki hassasiyetlerimiz var. Endişeleri olanların usulünce, vaktinde dile getirmeleri önemli. ağırbaşlı mevki ve mevkide bulunmuş olanların çok dahada sorumlu davranmaları gerekir. Her itiraz edenleri darbecilikle, teröristlikle suçlamayı alışkanlık haline getirmiş tek zihniyet yönetiyor. Cumhuriyetin kurucu değerlerini tartışmaya açacak civarindan şuursuz tek zihniyet.

“BU ZİHNİYET ÇARPIK”

Hele ki ülkesine yıllarca hizmet etmiş, çok ağırbaşlı mevki ve mevki bulunmuş olanların bu konuyla alakali çok dahada sorumlu davranmaları gerekir. Her itiraz edeni hainlikle, teröristlikle, darbecilikle suçlayıp buradan politika devşirmeyi alışkanlık haline getirmiş tek zihniyet yönetiyor. Bu çarpık zihniyet, işler istediği benzeri gitmeyince AYM’yi kapatma yeltenecek civarindan şımarık, koltuğu tehlikeye girince Cumhuriyet’in kurucu değerlerini tartışmaya açacak civarindan şuursuz. İktidarını savunmak amaciyla milleti birbirine düşürecek civarindan kalpsiz tek zihniyet. Dolayısıyla milletini düşünen herkesin bu Vaziyetin bilinci, sorumluluğu ile devinim etmesi gerekir.

“GECE YARISI BİLDİRİ YAPILMAZ”

Cumhur İttifakı’nın oyları her ay düşerken kimsenin iktidarın değirmenine su taşımasına müsaade edemeyiz, etmeyeceğiz. Kimse de kusura bakmasın. Bu işler bunun benzeri yapılmaz. Kaygıları olanlar ferdi olarak her platformda, basında, yayında görüş ve tekliflerini tabiki açıklayabilirler ama bunu esrarlı gece yarısı bildirileri ile yapamazlar. Yapanlar da karşılarında evvel bizi bulurlar. Biz laf de karar da milletindir diyenleriz.

“BU TEHDİTLER BİZE SÖKMEZ”

Çin’in Ankara Büyükelçiliğinin bu tehditleri bize sökmez. Biz, bu mücadeleyi bu erken Türkiye’de bu kürsüden veririz. Yarın, vakit gelip de iktidar olduğumuzda beynelmilel toplumu karşınıza diker, öyle ugras veririz. Ama bu mücadeleden Katiyen vazgeçmeyiz. Ve o kirli elinizi, Uygur’un sinesinden çekene civarindan da mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Bunu bunun benzeri bilesiniz.”

Yayım tarihi
Siyaset olarak sınıflandırılmış

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir