Meme Kanseri Hastalarının Yüzde30’u Gereksiz İlaç Kullanıyor

Kanser vakalarında kişiye özel tedavi planı geliştirmenin önemine değinen Dr. Sibel Özgül, hastanın kanser olma nedeninin tedavi sürecini şekilllendirdiğini belirtti..

Meme Kanseri Hastalarının Yüzde30’u Gereksiz İlaç Kullanıyor
Bu içerik 64 kez okundu.

Hastalıklar, genetik yatkınlık ve yaşam biçimimizin bir sonucu olarak gelişiyor. Özellikle aile öyküsüne göre riskli grupta yer alanlar için kanserden korunmak ya da hastalıkla mücadele etmek için genetik testler önemli imlanlar sunuyor. Bütün kanserler kalıtsal olmasa hastalığın ortaya çıkışı mutlaka genlerde bir bozulma ile ilişkili. Kanser vakalarında kişiye özel tedavi planı geliştirmenin önemine değinen Dr. Sibel Özgül, meme kanseri hastalarının gereksiz yere kanser ilacı kullanabildiğini söylüyor.

 

Kanser hastaları, klasik bir tedavi planı içerisine alınırken birçok bilgiden mahrum kalıyorlar. Kemoterapi süreci ve ilaç tedavileri uygulanırken hastanın vücudunun bunlara nasıl tepki vereceği üzerinde durulmayabiliyor. Dr. Sibel Özgül, kişiye özel tedavi planı oluşturmak gerektiğini dile getirirken yapılan testlerin çok değerli bilgiler sağladığını söylüyor: “Kanser türleri çağımızın en çok korkulan hastalıkları arasında yer alıyor. Oysa önleyici çalışmalarla kanserden korunmak ya da hastalık oluşmuşsa tedavinin başarısını artırmak mümkün… Yapılan testler kişinin risk taşıdığı hastalıkları ortaya koyarken, ilaçlara karşı vücudunun nasıl tepki vereceğini de gösteriyor. Bunu ilaç pasaportu gibi düşünebiliriz. Böylece gerçekte hastanın o ilaçtan fayda görüp görmeyeceğini belirleyebiliyoruz. İlaca verilen cevap hastanın genetik yapısına bağlı olduğu gibi bir o kadar da tümörün değişebilen genetiğine de bağlı oluyor. Bu sebeple zaten hastalık ortaya cıktı diye genetik test yaptırmayı gereksiz diye düşünmek hata. Bugün tüm gelişmiş ülkelerde meme kanseri tesşhis ve tedavi klavuzları hastaları taşıdıkları genetik mutasyonlara göre sınıflandırır. Kemoterapi,adjuvant ya da radyoterapi modülleri hastanın genetiğine göre düzenlenir. Tedavi sonrası metaztas yahut nüks riskini gösteren 21 genin ifadesine bakan bir test geçtiğimiz aylarda İngiltere sağlık otoritesi tarafından onaylanarak sigorta sistemi içinde hastalara sunulmaya başlandı. Kişiselleştirilmiş tıp ya da diğer bir adıyla genomik tıp hastanın ve hastalığın biyolojisini her vakada tekrar incelemeyi gerektirir. İstatistikler meme kanseri hastalarının yüzde 30’unun kullanmaması gereken yahut fayda sağlamayacak belli kanser tedavilerini almış olabildiğine işaret ediyor. Meme kanserini tedavi etmeye çalışırken, sebep sonuç ilişkisi ortaya konulmaz ve dikkatli takip edilmezse hastada başka bir kanser gelişebiliyor. Yani aslında hastaya iki açıdan bakmak gerekiyor ; birincisi hastanın bünyesi ve dolayısı ile genetiği, ikincisi ise tümörün yapısı ve DNA mutasyonları sonucu değişen genetiği.

Biz onkologlar ve genetik uzmanları ile beraber çalışarak gerçekte kişinin neden kanser olduğunu, kendisine özel kanser tedavisini ve sonrasında nasıl bir destek tedavi görmesi gerektiğini belirliyoruz. Hasta, genetiğine göre hangi vitaminleri, ilaçları alacak bunları netleştiriyoruz”.

Hastanın Neden Kansere Yakalandığı Önemli

 

Dr. Sibel Özgül, kanseri tedavi etmek için birçok faktörü ele almak gerektiğinin altını çiziyor: “Kanser multifaktöriyel bir hastalıktır, birçok nedenle oluşur. Tedavi sırasında ve sonrasındaki süreçte de hastaların taşıdıkları mutasyonlar önem kazanıyor. Hastanın bağırsak florasının düzenlenmesi, yiyecekleri ve yemeyecekleri gıdaların belirlenmesi gerekiyor. Tedavisi biten hastaların vücudunun oksijenlenmesinden, alkali olmasına kadar pek çok nokta da oldukça önemli… Siz bir hastanın hücresel düzeyde mitokondri hasarını düzeltirseniz sistemi kendi kendini yenilemeye başlıyor. Hücrenin enerjisini düzenlemek, kişiye yaşamını nasıl sürdüreceği konusunda rehberlik etmek, yaşadığı korkuyu hafifletmek için destek olmak gerekiyor. İnsanlar bilmediklerinden korkuyorlar, bildiklerini ise yönetiyorlar. O yüzden eğer kişi neden kanser olduğunu ya da nelerin buna zemin hazırladığını bilirse hayatını düzenlemesi daha kolay olur. Bu sürece rehberlik ettiğinizde kişi zaten kendini güvende hissediyor.

 

Vücudun Kendini Onarabilir

Bir insanın kendini güvende hissetmesiyle bilinçaltı da sağlığa hazırlanıyor, vücut kendi kendini onarmaya başlıyor. Vücudun kendi kendini onarma kapasitesi var. O yüzden bazı kanser vakaları kendi kendine bile iyileşiyor. Bizler de onkologlarla birlikte bu iyileşmeye destek oluyoruz, hastalara rehberlik yapıyoruz. Bizim görevimiz koruyucu hekimlik yapmak ve kişinin hastalanmasına ya da hastalığının tekrarlamasına izin vermemek noktasında yardımcı olmak. Genetik yatkınlık bir potansiyeldir, her risk taşıyan kişi kanser olmaz. Elinizdeki bilgiyi doğru değerlendirdiğinizde, çevresel faktörleri doğru yönettiğinizde başarılı sonuçlar alabilirsiniz. Ailesinde kanser öyküsü olanlar mutlaka kendilerini iyi korumalı ve genlerine uygun bir yaşam sürmeliler. Eğer kanseri yenmeyi başarmışsa da mutlaka destek tedavilerden yararlanılmalı. Kanserin tekrarlamaması için doğru önlemler alınmalı. Bütün hastalıklardan korunmak, önlem almak ve sağlıklı yaşamak mümkündür”.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Wordpress DDOS Saldırıları ile Boğuşmaya Devam Ediyor
Wordpress DDOS Saldırıları ile Boğuşmaya Devam Ediyor
Turkcell Şirketi Medya Ajansı İle Alakalı Karar Verdi
Turkcell Şirketi Medya Ajansı İle Alakalı Karar Verdi