Ekonomi'nin 7 Senedir Kesintisiz Büyüdüğü Açıklandı

Türkiye'nin ekonomisi, senelik bazda 2010 senesinde %9,2 ile başlamış olan büyüme trendini, çevresinde yer alan jeopolitik risklerin çoğalması ile birlikte Gezi olayları, FETÖ'nün yaptığı darbe girişimi, döviz kurlarında başlayan oynaklık gibi pek çok şoka karşın 7 sene boyunca kesintisiz devam etti.

Ekonomi'nin 7 Senedir Kesintisiz Büyüdüğü Açıklandı
Bu içerik 197 kez okundu.

Türkiye'nin ekonomisi, senelik bazda 2010 senesinde %9,2 ile başlamış olan büyüme trendini, çevresinde yer alan jeopolitik risklerin çoğalması ile birlikte Gezi olayları, FETÖ'nün yaptığı darbe girişimi, döviz kurlarında başlayan oynaklık gibi pek çok şoka karşın 7 sene boyunca kesintisiz devam etti.

Türkiye ekonomisi, yıllık bazda  2010'da yüzde 9,2 ile başlayan büyüme trendini, çevresindeki jeopolitik risklerin  artması, Gezi olayları, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi, döviz  kurlarındaki oynaklık gibi birçok şoka rağmen 7 yıl boyunca kesintisiz sürdürmeyi  başardı.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, ekonomik büyümedeki yukarı  yönlü ivme, 2002-2016 döneminde sadece küresel krizin etkilerinin görüldüğü  2009'da aşağıya yönelirken, 2010 yılından sonra yaşanan tüm şoklara ve  olumsuzluklara rağmen istikrarla sürdü.

Ekonomide senelik bazda, 2002 yılında yüzde 6,2 ile başlayan büyüme  trendi, 2003 yılında yüzde 5,3 olarak gerçekleşti. 2000 yılı sonrası en yüksek  GSYH oranını 2004 yılında yüzde 9,4 ile   yakalayan Türkiye, sırasıyla 2005'te  yüzde 8,4, 2006'da yüzde 6,9, 2007'de yüzde 4,7 büyüdü.

Küresel krizin başladığı 2008 yılında yüzde 0,7 büyümeyi başaran  Türkiye ekonomisi, krizin etkisinin devam ettiği 2009 yılında yüzde 4,8 daraldı.  Daha sonraki süreçte kesintisiz büyüme trendine hızla dönüş yapan Türkiye, 2010  yılında yüzde 9,2 büyüyerek küresel krizin etkilerini sildi. Türkiye, ekonomisini  2011 yılında yüzde 8,8, 2012 yılında yüzde 2,1, 2013 yılında yüzde 4,2, 2014'te  yüzde 3 ve 2015'te yüzde 4 büyütmeyi başardı.

Geçen yıl Rusya ile yaşanan krizin ardından turizm gelirlerinde  azalma, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin piyasalar üzerinde etkileri, döviz  kurundaki hareketlilik ve küresel ekonomideki bir dizi olumsuzluğa rağmen Türkiye  ekonomisi büyüdü. GSYH oranını 2016 yılında yüzde 2,9'a ulaştırmayı başaran  Türkiye, bu yıl için büyüme hedefini yüzde 4,4 olarak belirledi.

'2009'DAKİ DARALMA DIŞ KAYNAKLI'

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Uzmanı Prof. Dr.  Erdal Tanas Karagöl, AA muhabirine, ekonominin AK Parti'nin iktidara geldiği 2002  yılından 2009 yılına kadar yıllık bazda kesintisiz büyümesinde yeni siyasi  iktidarın yakaladığı istikrarın etkili olduğunu söyledi.

Ekonomik büyümedeki yukarı yönlü trendin, 2009 yılında tamamen Türkiye  dışından kaynaklanan kriz nedeniyle kesintiye uğradığını vurgulayan Karagöl, dış  ticaret yapılan birçok ülkenin krizden etkilendiğini, bu durumun da ihracat  rakamları üzerinden Türkiye ekonomisini olumsuz yönde etkilediğini anlattı. 2010  yılında yüzde 9,2'lik yüksek büyüme oranıyla ekonomideki ivmenin yeniden yukarı  yöne döndüğünü ifade eden Karagöl, "Türkiye ekonomisi özellikle 2013 yılında  başlayan Gezi olayları, çevresindeki jeopolitik risklerde artış, FETÖ'nün darbe  girişimi ve son olarak kurdaki spekülatif ataklara rağmen büyümeye devam etti.  Çeyrek bazında gerilemeler olsa da ekonomi yıl bazında 2010 yılından bu yana  kesintisiz 7 yıldır büyüyor. 2010'da GSYH oranında başlayan yeniden yükseliş,  sağlam maliye politikası ve bankacılık sisteminden kaynaklanıyor. Türkiye  ekonomisine duyulan güvenle büyüme sürüyor." değerlendirmesinde bulundu.

'G20'DE EN YÜKSEK 4. BÜYÜME ORANI'

Yatırımcıların duyduğu güvenle de ekonomideki büyümenin devam ettiğini  dile getiren Karagöl, "Türkiye bugün G20 ülkeleri arasında en yüksek 4. büyüme  oranına sahip ülke. İlk üçte Çin, Endonezya ve Hindistan bulunuyor. G20 dediğiniz  oluşum, dünyanın en büyük ekonomileri. Türkiye ekonomisi çok önemli bir güce  sahip. Türkiye ekonomisi, darbe girişimine, kredi derecelendirme kuruluşlarının  not düşürmesi ve kurdaki oynaklıklar olmasa daha yüksek bir büyüme oranına  ulaşabilirdi." ifadelerini kullandı.

Geçen yılki büyüme oranına ihracatın katkısının olmadığına işaret eden  Karagöl, "İhracatta bir artış olursa, büyüme oranı bu yıl geçen yıldan yüksek  olur. Etraftaki jeopolitik risklerin ortadan kalkmasıyla ihracat da artacak.  Geçen yılki büyümede tüketimin etkisi büyük. Tüketimin devam ediyor olması,  ekonomiye güvenin ve ekonomideki büyümenin devam edeceğinin bir göstergesi." diye  konuştu.

Hükümetin başlattığı teşvik ve desteklerin etkilerinin bu yıla ilişkin  GSYH oranlarında etkili olacağını da bildiren Karagöl, 2017 içerisinde teşvikler  ve desteklerin ekonomi ve istihdama katkılarının görülebileceğini dile getirdi.

türkiye ekonomi büyüme
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kocasının Eşi Olmaktan Çok Çektiğini Açıkladı
Kocasının Eşi Olmaktan Çok Çektiğini Açıkladı
Kız Arkadaşını Başkasıyla Yakaladı
Kız Arkadaşını Başkasıyla Yakaladı