14 Mart Tıp Bayramının Tarihçesi

Tıp tarihimizde modern anlamda ilk tıp mektebi olan, Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire 14 Mart 1827 Çarşamba günü Şehzadebaşı'ndaki Tulumbacıbaşı Konağı'nda kurulmuştur. 14 Mart Tıp Bayramı'nın çıkış noktası da bu mektebin kuruluş tarihidir. 6 Kasım 1903 yılında Haydarpaşa’da Mekteb-İ Tıbbıye-İ Şahane açılır ve eğitimini çağın gereklerine göre sürdürür ve donanımlı hekimler yetiştirir. Mekteb-İ Tıbbıye-İ Şahane’yi yaptıran 2.Abdülhamid Han’dır ve doğum tarihinde Sultan tarafından açılışı yapılmıştır.

14 Mart Tıp Bayramının Tarihçesi
Bu içerik 742 kez okundu.

1.Dünya savaşı sonrasında Osmanlı yenilmiş sayılınca Payitaht 13 Kasım 1918’de işgal edilir. Mekteb-İ Tıbbıye-İ Şahane 3 Şubat 1919’da işgalden payını alır ve İngilizler tarafından işgal edilir. İngilizlerin, eğitimi durdurmak istemesine karşın, Dekan Akil Muhtar (Özden), 4 Fransız hekimin eğitim kadrosuna alınması ve öğrenci sayısının 30 ile sınırlanması koşuluyla öğrenimin sürmesini sağlar. Artık tıp eğitimi fakültede işgal kuvvetleriyle birlikte yan yana sürmektedir. Öğrencilerle işgal kuvvetleri arasında ciddi manada sürtüşmeler, gerginlikler yaşanmaya başlar.

İşgalciler tarafından ilk yasak öğrencilerin üniforma giymelerine geldi, bunu toplantı ve üç öğrenciden fazlasının bir araya gelmesi yasağı izledi. Hatta karyolaları alınıp işgalci İngiliz-İskoç erlerine verilir.Tabii ki direniş gecikmedi: öğrenciler gece entarileri ile dolaşmaya başladı okulda. Yemekte gece entarili, sınıfta gece entarili, bahçede gece entarili…

Tıbbıyeli işgali içlerine sindirememektedir tıp öğrencileri ve öncüleri Sırrı, Kazım, İsmail, Yusuf Müfit ve Hikmet gizlice toplanırlar. Ses getirecek bir direniş planını üzerine kafa yorarlar. Nasıl yapmalı da toplantı yasağını delmeli ve çok sayıda insanın bir araya gelmesini sağlamalı?

Derler ki okulun 14 Mart’a eğitime başlaması bizim için bir fırsat. İşgal komutanı her yıl 14 Mart’ta Tıp Bayramı kutladığımıza ikna edilir ve bu izin alınırsa gerisi kolay. Plan dekan Akil Muhtar Paşa’ya anlatılır. Aklına yatar ve onun bir parçası olur. İzini alıp toplantıyı düzenler, İşgal komutanı da bayramın davetlisidir.

Tüm tıp öğrencileri, hocaları, diğer fakültelerin öğrencileri ve halk salonu hınca hınç doldurmuştur. Konuşmalar yapılır, toplu fotoğraf çekilir. Bayramın bittiği sanılırken asıl 14 Mart Tıp Bayramı o zaman kutlanmaya başlanır.

 

Dr. Memduh Necdet bu toplantıda yaptığı ateşli konuşmada: “İtiraf ediyoruz ki vatan, bilhassa onun kalbi, beyni olan İstanbul bu dakikada korkunç bir buhran geçiriyor. Ama korkmuyoruz… Buradayız, burada kalacağız… İstanbul bizimdir, çünkü halife ve hakan yatağıdır. İstanbul bizimdir çünkü şehitler ve tarih buradadır. İstanbul bizimdir çünkü istiklâl buradadır” cümlelerini bitirdiğinde, salon alkıştan inler.

Öğrenciler, hocalar ve halk üzerlerine sakladıkları bayrakları çıkarır, hazırladıkları pankartları açar ve işgali protesto eden sloganlar eşliğinde, marşlar söyleyerek yürüyüşe geçerler, …

Özgürlük bizi karakterimizdir, esarete boyun eğmeyiz diye haykırırlar işgalcilerin yüzlerine. O sırada iki tıp öğrencisi Mekteb-İ Tıbbıye-İ Şahane’nin iki saat kulesinin arasına dev bir Türk Bayrağını İstanbul’un her yanından görülecek şekilde asarlar ve İşgal kuvvetlerine mesajı iletirler: “Bayrağımızın özgürce dalgalanmasına asla engel olamayacaksınız!..”

 

İngiliz bahriyelileri toplantıyı şiddet kullanarak dağıtır, birçok öğrenciyi tutuklar ama bir kere direniş ateşi yakılmıştır.

Milli Mücadele'ye her aşamasında aktif katılım gösteren tıbbiyeliler aralarından seçtikleri iki öğrenciyi Anadolu'ya göndermeye karar vermişlerdir. Ancak topladıkları para sadece bir kişinin tren biletine yettiği için, 14 Mart direniş toplantısını organize eden genç tıbbiyelilerden Hikmet Bey, Tıbbiyelileri temsilen Sivas kongresine de katılmıştır. Hikmet beyin kongrede 9 Eylül 1919 gecesi manda konusunda sarf ettiği sözler milli mücadele tarihimizde unutulmaz bir yer bulmuştur. “Paşam, murahhası bulunduğum tıbbiyeliler beni buraya istiklâl davamızı başarma yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler, mandayı kabul edemem.” şeklinde konuşma yapmıştır.

14 Mart 1921 de tekrar Kadıköy'de Hale sinemasında bir kutlama düzenlenir. Öğrencilerin Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’den Kadıköy'e kadar toplu yürüdükleri bilinmektedir.

Haydarpaşa'da şekillenmiş olan Tıbbiyeli ruhu her daim milli mücadele bilincinin içinde kendine yer bulmuştur.

tıp bayramı 14 mart tarihçe mektebi tıbbıye şahane cevdet erdöl sağlık bilimleri üniversitesi hikmet boran
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kocasının Eşi Olmaktan Çok Çektiğini Açıkladı
Kocasının Eşi Olmaktan Çok Çektiğini Açıkladı
Kız Arkadaşını Başkasıyla Yakaladı
Kız Arkadaşını Başkasıyla Yakaladı