iŞTE HRİSTİYAN TÜRKLER: GAGAVUZLAR

GAGAUZ TÜRKLERİ TÜRK DÜNYASININ YETİMLERİDİR. BİR NEVİ..UNUTMUŞUZ,UNUTULMUŞLAR.. RUSYA'NIN PENÇESİ VE KÜLTÜRÜ ONLARI YILLARDIR ESİR ETMİŞ.

iŞTE HRİSTİYAN TÜRKLER: GAGAVUZLAR
Bu içerik 593 kez okundu.

Gagavuzlar... Diğer adı Gökoğuzlar...

Bir Türk topluluğu.. Bizm  Türkçemize o kadar yakın bir konuşmaları var ki... Azerbaycan Türk.çesi Türkiye Türkçesine ne kadar yakıns Gagauz Türkçesi de o kadar yakın.

Bugün Gagavuzların çoğu Moldova'da Gagavuz Özerk Bölgesinde yaşıyor. Yaklaşık sayıları 90.000 civarı olduğu düşünülen Gagavuz Yeri'nin özerk olduğunu söyleyelim.

GAGAVUZCA KONUŞMAK AYI SAYILIYOR

Başkent Komrat... 20.000 nüfuslu bir kasaba aslında. Okullarda Rusça eğitim veriliyor. GAgauzlar ne yazık ki kendi dillerini konuşmuyor. Neredeyse ayıp sayılıyor. Her yerde Rus esintileri.. Rus hayranlığ herkeste görülüyor. Rusların yıllardır süregelen probagandaları ile kültürleri, dilleri unutturulmuş.

 

 

GAGAVUZLAR ile ilgili görsel sonucu

 

 

 

Türklere karşı bir önyargı var. Türk kökenli olmalarına rağmen bunu kabul etmiyorlar. Biz Türk değiliz, Gagavuzuz diyorlar. Ama bu bilinçte olanlar bile az. Rus olduklarını düşünenler var.

Gagauz Yerinde Türkçe konuşursanız anlaşılırsınız. Ama biraz zorluk çekebilirsiniz. Özellikle Arağça asıllı sözcükleri kullandığınızda sizi anlamayacaklardır.

Türkiye ile temas halinde olan Gagauzlar İstanbul'da farklı işlerde çalışıyor.  Türkiye'yi görenler önyargılarını yıkmış duurmda. Başkent Komrat'ta sanayi,ticaret yok denecekj kadar az. İş sıkıntısı büyük. 18 yaşını gören Gagavuzlar buradan kaçmanın planını yapıyorlar.

 

Gagavuzlar Türk dünyasının Hrıstiyan Ortodoks bir topluluğudur. Gagavuzların menşei ile ilgili pek çok nazariye vardır. Gagavuzların Karadeniz’in kuzeyinden Balkanlar’a gelen Türk boylarından Hıristiyanlaşanlar, Anadolu’dan Keykavus ve Sarı Saltuk ile beraber gelen Türklerin Hrıstiyanlaşmaları ve Osmanlılar döneminde Anadolu’dan Balkanlar’a geçen Hrıstiyan Türk topluluklarının bir karışımı olduğu ileri sürülmektedir. Bir başka söyleyişle, Gagavuzlar, “Peçenek, Uz ve Kumanlarla Anadolu Selçuklu Türklerinden meydana gelmiş, onların sentezi olan bir Türk toplumudur”. Ortodoks Hrıstiyanlığı benimsemiş olmalarıyla birlikte dilleri Anadolu Türkçesine çok yakındır.

 

GAGAVUZLAR ile ilgili görsel sonucu

 

1989 yılında yapılan nüfus sayımına göre, eski Sovyetler Birliği’nde Gagavuzların sayısı 197.164’tür. Bunların %78’i Moldavya’da, %16’sı Ukrayna’da ve kalan %5’i ise Rusya Federasyonu başta olmak üzere Kazakistan, Beyaz Rusya, Özbekistan, Gürcistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Litvanya ve Estonya’ya dağılmış durumdadır.

Bulgaristan başta olmak üzere, Romanya, Yunanistan ve Makedonya’da da Gagavuzlar yaşamaktadırlar. Moldavya’daki Gagavuzlar, 5 Mart 1995’te yapılan bir referandum sonucunda özerkliklerini elde etmişlerdir. Başkenti Komrad olan bu bölgeye Gagavuz Yeri denilmektedir. Çadır ve Valkaneş Gagavuz Yeri’nin diğer şehirleridir.

 

Gagavuz aydınları son yıllarda Türkiye’deki aydınlarla ve edebiyatçılarla ilişkilerini kuvvetlendirmektedirler. Ana Sözügazetesinde Türkiye Türkçesi öğretilmekte ve büyük ilgi görmektedir. Gagavuz aydınları Türkiye’den sonra Türk dünyasından en fazla Azerbaycan edebiyatçılarını ve sanatçılarını tanımaktadırlar. 20. yüzyıl Gagavuz edebiyatının en belirgin özelliği mahalliliktir. Gagavuzlarda şiir en önde gelen edebiyat türüdür.

Nesir tarzında masal, fıkra, hikaye ve anektodlara rastlanır. Roman ve tiyatro pek yoktur. Gagavuz Türkçesini kullanarak 20. yüzyılda eser veren belli başlı Gagavuz edebiyatçıları şunlardır: Mihail Çakır, Nikolay Petroviç Arabacı, Nikolay Georgieviç Tanasoğlu, Dimitri Karaçoban, Diyonis Tanasoğlu, Nikolay Babaoğlu, Mina Kösa, Gavril Gaydarci, Stepan Kuroğlu, Vasi Filioğlu, Stepan Bulgar, Todur (Fedor) Marinoglu, Petr Gagauz-Çebotar, Todor (Fedor) Zanet, Petr Yalanji ve Tudorka Arnaut.92

1989 nüfus sayımına göre 197.164 kişi olan Gagauzların %77,5’i (152.752) II. Dünya Savaşı’nda Romanya’dan ilhak edilen Moldova Cumhuriyeti’nin Komrat, Çadır, Lungak, Bulganetse gibi şehir ve bölgelerinde yoğun bir şekilde bulunurlar. Bunun dışında %16,23’ü (32.017) Ukrayna, 10 bin kadarı Rusya Federasyonu’nda, bin kadarı Kazakistan’da bulunur

 

Bugün yaşlı ve okuma-yazma bilmeyenler yalnızca Türkçekonuşmaktadırlar. Sovyetler Birliği zamanında Rusça’nın okullarda zorunlu hale getirilmesi sonucu Gagavuzlar, iki dilli olmuşlardır. Moldova’da yaşayan milletler içinde Rusça’nın ikinci dil olarak konuşulma oranının en yüksek olduğu grup Gagavuzlardır. Gagavuzların %74′ünün Rusça’ya vakıf oldukları tespit edilmiştir. Okullarda kademeli olarak Latin Alfabesi ve Gagavuzca eğitim verilmeye başlanmıştır. Gagavuzca yayınlanan gazetelerden başlıcaları Ana Sözü ve Gagavuz Sesi Gazetesidir. Ayrıca Saba Yıldızı adlı bir dergi de yayın hayatına başlamıştır.

Hamdullah Suphi Tanrıöver’in T.C. Bükreş Büyükelçisi olduğu dönemde (1931-1944) Gagavuzlar Türkiye’nin gündemine gelmiştir. Bu dönemde Gagavuz Yeri’nde Türkçe kursları açılmış ve Türkçe kitaplar gönde-rilmiştir. Öte yandan bazı Gagavuzlar seçilerek Türkiye’de yüksek öğrenim görmeleri sağlanmıştır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Gagavuzlar Türkiye’nin gündemine tekrar girmişlerdir.

Uzun zaman kopuk olan ilişkilere büyük önem verilmektedir. Türkiye Gagavuzlara yardım mahiyetinde bir çok program ve proje gerçekleştirmiştir. Faaliyetlerin çoğu eğitim alanında yoğunlaşmıştır. Bunun yanında insani yardım ve sağlık malzemesi gönderilmiş, Gagavuz öğrenci ve öğretmenlere Türkiye’de çeşitli sürelerle Türkçe yaz kursları verilmiştir. Gagavuz Yeri’ndeki Komrat Devlet Üniversitesi’ne Türkiye’den öğretim elemanı gönderilmesi için alt yapı çalışmaları başlatılmış, ayrıca üniversiteye çok sayıda kitap gönderilmiş, maddi yardımda da bulunulmuştur. Bursa ile Çadır-Lunga şehrinde ilkokullar arasında kardeş okul ilişkisi kurulmuştur.

GAGAVUZLAR ile ilgili görsel sonucu

 

1957 yılında Moldova S.S.C.B. Yüksek Sovyeti’nin kararıyla Rus Alfabesine birkaç harf ilave edilerek, Kiril esaslı Gagavuz Alfabesi hazırlanmıştır. 1957′den 1996′ya kadar tekrar Kiril Alfabesini, 1996′dan sonra ise Latin Alfabesini kullanmaya başlamışlardır. Gagavuz Türkçesini bir yazı dili haline getirme mücadelesinde Rusça’dan etkilenilmiştir.

Gagavuz Türkçesi morfoloji, fonetik ve sentaks açısından değerlendirildiğinde Slav etkisinde kalmıştır. Gagavuz Türkçesinin her gün yaşayan iki diyalekti vardır. Birisi merkez diyalekti (Konrat ve Çadır), diğeri ise güney (Vulkaneş) diyalektidir. Kanuna göre Gagavuz Yeri’nin resmi dili “Gagavuzca, Rusça ve Romence”dir. Özerklik süreciyle birlikte Gagavuzların anadillerini her alanda kulla-nabilme imkanı doğmuştur.

XI. Yüzyıla kadar Hıristiyan kiliseleri arasında bir takım teolojik problemler olmasına rağmen bu problemler kiliseler arasında büyük bir ayırıma sebep olmamıştı. Ancak 1054 yılında Hıristiyan kilisesi Ortodoks ve Katolik olmak üzere iki ana mezhebe ayrıldı. Eskiden olduğu gibi günümüzde de Gagavuzlar arasında Babtist ve Adventist gruplar ve bunlara ait kiliseler mevcuttur. Gagavuzların uzun bir süre yazılı edebiyatları olmamıştır.

Çeşitli zamanlarda farklı alfabeler kullanmak zorunda kalan Gagavuzlar yaşadıkları ülkenin alfabesiyle Türkçe kitaplar yayınlamışlardır. Çağdaş Gagavuz edebiyatının gelişmesinde Mihail Çakır’ın oldukça büyük rolü vardır. Çünkü Çakır daha 1094 yılında Gagavuz Türkçesiyle ilk gazeteyi çıkarmış ve bu dilin bir edebî dil haline gelmesi için ilk meşaleyi yakmıştır.

1934 tarihinde Gagavuz Türkçesiyle Besarabyalı Gagavuzların İstoryası adlı kitabını bastırmıştır. Bu kitap bir Gagavuz tarafından yazılan ilk Gagavuz tarihidir. Yine Çakır 1939 yılında Gagavuzca-Romence sözlüğü neşretmiştir ve İncil’i anadiline çevirmiştir. 1957 yılından günümüze kadar Gagavuz Türkçesi ile 25-30 civarında edebi eser yayınlamıştır

 

 

GAGAVUZLAR GAGAUZLAR HRİSTİYAN TÜRKLER
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
iTunes'in Planı Çok Büyük
iTunes'in Planı Çok Büyük
Google Üzerinde Film Arayanlara Önemli Değişiklik
Google Üzerinde Film Arayanlara Önemli Değişiklik