Hain Pilot Açıkladı:Erdoğan'ın Uçağını Düşürmedik Çünkü..

Pilot Müslim Macit Cumurbaşkanlığı Külliyesinin önünü bombalamış. Verdiği ifadelerde kan dondurucu. Hazırlık saat 11.00'den itibaren başlamış. Gizli olacağı söylenen çoğu şey açığa çıkmış

Hain Pilot Açıkladı:Erdoğan'ın Uçağını Düşürmedik Çünkü..
Bu içerik 704 kez okundu.

15 Temmuz gecesi ve daha öncesi yaşananlara gün yüzüne çıkmaya başladı. Erdoğan'ın uçağı  şans eseri  kurtulmuş. Ayrıca planların çok önceden yapuldığı ortaya çıkıyor. İşte kan donduran ifADELER 

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, geçen günlerde Macit'in ek ifadesine başvurdu. İfade tutanağına göre Macit, daha önce de Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığında şüpheli sıfatıyla ifade verdiğini ancak bu ifadesindeki bazı kısımların eksik olduğunu söyledi.

Darbe girişimine ilişkin yeni bilgiler paylaşan FETÖ’cü pilot Macit, şöyle devam etti:

"Darbe eyleminden bir gün önce gece uçuşundan saat 23.30 gibi indim. Devrem olan Adem Kırcı, bana 'Çavur Binbaşı not bırakmış, sen, ben ve Mehmet Çetin Kaplan ile görüşmeye gideceğiz.' şeklinde mesaj çekmiş. Üçümüz birlikte Mehmet Fatih Çavur'un lojmandaki evine perşembeyi cumaya bağlayan gece gittik. İlk başta evde eşi yoktu. Çocukları da uyuyordu. 'Yarın üste çok farklı bir harekat olacak, üs kalabalık olacak. Merkez burası olacak, dışarıdan asker olarak katılacak birlikler de olacakKatılmak ister misiniz? Siz bugüne kadar bunlar için yetiştirildiniz. Verdiğimiz emeğin karşılığını ödeyeceksiniz. Ben bugüne kadar savaşvari günler olmasını bekliyordum. Vatan için bunu yapmamız gerekiyor. Bunu bilen 5 kişi var, bugün de siz öğrendiniz. Üs komutanın da haberi yok.' dedi. Diğer 5 kişiyi söylemedi. Biz, 'Üs komutanının haberi yok' deyince Ahmet Özçetin'in bu işin planlayıcıları arasında yer aldığını düşündük. Ancak Mehmet Fatih Çavur böyle bir şey demedi. 'Darbe yapacağız, sıkı yönetim olacak, terörle mücadele harekatı olacak' şeklinde bir şey de söylemedi. Terörle mücadele harekatlarını genelde üs komutanının bilgisi dahilinde harekat komutanı yönetir."

"HAREKAT GİZLİ OLACAK. KİMSEYE SÖYLEMEYİN"

Söz konusu görüşmede "normal tayin işlerini" de konuştuklarını belirten Macit, şu ifadeleri kullandı:

"Ayrıca 'Harekat gizli olacak. Kimseye söylemeyin. Ülkenin halini görüyorsunuz. Bu harekatı yapmak zorundayız. Ben sizin evlere gidip geldiğinizi biliyorum.' dedi. Çavur Binbaşı'nın bu konuşmasında bizimle ilgili daha önceden cemaat evlerine gidip geldiğimiz bilgisinin kendisine verildiğini anladım. Biz eve girdikten 10 dakika sonra eşi geldi. 'Hoşgeldiniz.' dedikten sonra yanımızdan ayrıldı. Yanlış hatırlamıyorsam evde yarım saat kadar oturduk. 'Benim de sizlerin de çocuğu var. Onları da feda edin harekat için.' dedi. Çavur Binbaşı'nın bizi evine çağırıp gece yarısı bu konuşma yapması, bende onun da cemaat üyesi olduğu kanaatini oluşturdu. Zira konuşmalar bir mensubiyet ve güven ilişkisini kapsıyordu. Cemaatte hiç kimse 'Ben cemaat üyesiyim' demez, ancak ordu içinde alkol kullanmayan, sohbetlerinde cinsel içerikli konuşmalar yapmayan kişilerin bu duruşlarından cemaat mensubu olma ihtimallerini değerlendiririz. Son olarak 'Yarın saat 17.00 sıralarında 141. Filoda olun. Şahsi silahlarınız yanınızda değilse, yanınıza alın.' dedi. Daha sonra arkadaşlarla birlikte Çavur'un evinden ayrıldık. Herkes kendi evine gitti. Eve giderken kendi aramızda bu konuşulanlara pek bir anlam veremedik. Biz darbe mi olacak, Suriye ile bir savaş mı, yoksa terörle mücadele harekatı mı olacak anlam veremedik."

"BİZİM İSİM LİSTEMİZ VAR, HEPSİ ELLERİNDE... ONLARDAN ÖNCE DAVRANMAMIZ GEREKİYOR"

Darbe girişimi günü saat 11.30 gibi üsse gittiğini beyan eden Müslim Macit, depoda bulunan silahını alıp eve döndüğünü, bu arada kimseyle görüşmediğini aktardı.

Macit, öğleden sonra 141. Filoya geçtiklerini dile getirerek, "Gittiğimde Hakan Karakuş, Hakan Evrim ve Çavur, komutan odasında konuşuyorlardı. Kapı açıktı. Bizim geçtiğimizi gören Çavur Binbaşı 'Gazinoda bekleyin.' dedi. Biz gazinoya geçtik. O arada devrem Mustafa Erez'i görmek için eğitim odasına gittik. Eğitim odasında Ahmet Tosun ile Erez vardı. Pazartesi yapılacak uçuşu planlıyorlardı. Daha sonra Erez ve Mehmet Çetin Kaplan ile gazinoya geçtik." diye konuştu.

Saat 18.00 sıralarında Yarbay Hakan Karakuş'un toplantı için kendilerini beklediği yönünde haber aldıklarını belirten Macit, şunları anlattı:

"Gazinoda toplandık. Toplantıya Çavur, Özgür Ötgün, İlker Hazinedar, Ahmet Tosun, Mustafa Konur, Mete Kaygusuz, İlhami Aygün, Mustafa Özkan, Çetin Kaplan, Adem Kırcı, Oğuz Alper, Emrah, Ekrem Aydoğdu, Uğur Uzunoğlu, Selahattin Yorulmaz gibi isimler katılmıştı. Konuşmayı Karakuş Yarbay yaptı. Karakuş, 'Bugün çok gizli bir harekat yapılacak. Terörle mücadelede Cevdet Türkeli gibi çok tecrübeli arkadaşlarınız var. Ancak onları çağırmadık. Bu sefer de böyle denenecek. Biz buraya 3 kez dahi uçsak itiraz etmeyecek pilotları çağırdık. Uçuş bölümü 141. Filodan yönetilecek. Ancak karargah olarak 143. Filo kullanılacak. Oraya çok gitmemeniz gerekiyor; 143, gidilecek koordinatları belirleyecek. Biz ona göre hareket edeceğiz.' dedi ve birkaç yüzbaşıya kursiyer pilotlarla ilgili 'Siz sorumlusunuz.' diye talimatlar verdi. Daha sonra brifing salonunda toplandık. Toplantıya sonradan Hüseyin Türk geldi. İlk önce Hasan Hüsnü Balıkçı konuştu. 'Bizim isim listemiz var. Hepsi ellerinde, hepimiz bu listedeyiz. Bazı generallerden alınmaya başlandı. Sonra tek tek bize gelecek. Bu işi bugün yapmamız gerekiyor. Onlardan önce davranmamız gerekiyor.' dedi. Ben bu konuşmalardan hizmet hareketinin hükümet tarafından hedef alındığını, ordudan atılacağımızı, cemaatçi olan arkadaşlarımızın da buna karşı koymaya çalıştıklarını, kendimin de cemaatten olduğum için çağrıldığımı düşündüm.

"CUMHURBAŞKANININ UÇAĞINI ARAŞTIRIN"

İfadesinde Yarbay Hasan Hüsnü Balıkçı'nın, "Elimde koordinat listesi var. Hedeflerimiz bunlar olacak. Bu koordinatların havacıların kullandığı koordinata çevrilmesi gerekiyor. En küçük rütbeli kim?" diye sorduğunu, kendisinin de "Benim" karşılığını verdiğini anlatan Macit, şöyle devam etti:

"Bu sırada Çavur Binbaşı 'İlk uçacakları söylüyorum.' diyerek uçuş listesini okudu. O koordinatları çevirip hedefleri belirlemem için listeyi bana verdi. Ben de listeyi alıp bir bilgisayar buldum. Brifing hücrelerinden birine geçtim. Karasal sistemde gelen koordinatı havacılık sistemine çevirmeye çalıştım. Ancak bilgisayar arızasından dolayı çeviremedim. Bu sırada bir kişi gelerek 'Ahmet Özçetin'in emri; kalkın, ilk uçuş yapılacak. Koordinatlar havada verilecek.' dedi. Bunun üzerine ilk uçuşa Azimetli, önünde Ekrem Aydoğdu, Ertan Koral ve önünde de Mehmet Çetin Kaplan olmak üzere havalandılar. Renkli fotokopi halinde gelmiş resimler vardı. Bu resimlerin birinde Gölbaşı Özel Harekat, MİT ve Gölbaşı'ndaki başka yerler belirtilmişti. Bunlardan yararlanarak koordinatları çıkardım ve bir liste halinde deske koydum. Uçuşa gidenler de fotokopiyle çoğaltılan bu listeden aldılar. İlk uçuşa gidenler havalandıktan sonra Çavur Binbaşı benden Genelkurmayın koordinatlarını istedi. Ben de verdim."

Kendisini çağıran Yüzbaşı Ahmet Tosun'un "uçuşa gideceğini" söylediğini bildiren Macit, "tek başına uçacağının" belirtildiğini ve hatırladığı kadarıyla uçakta 6 tane MK-82 bombası yüklü olduğunu ifade etti. 

Macit, uçağa 06.15 civarında binerek, havalandığını, 5 dakika kadar sonra "Yaptığınız uçuş illegal. Talimat dışında kalkan uçaklar inin" anonsu yapıldığını anlatarak, gece boyunca kalkan diğer uçaklara da aynı talimatlar verildiği için bunu dikkate almadığını söyledi. Macit, şunları aktardı: 

"Benden önce uçan pilotlar benzer şekilde uyarıldıklarını Yüzbaşı Ahmet Tosun'a söylediler. O da Ahmet Özçetin'e sordu. Onun 'Dikkate almayın.' şeklindeki uyarıları üzerine uçuşlar devam etti. Ben de bu nedenle uyarıyı dikkate almadım. Kalkmadan önce verilen koordinatı uçağa girdim.

Jandarma Genel Komutanlığının önünü gösteriyordu. Benim uçağımda 'sniper pod' yoktu. 20 bin fitte uçtum. Telsiz filo da çalışmadığı için kuleden Yarbay Hakan Karakuş, 'Koordinat üzerinde beklemeye devam et. Sonra talimatı vereceğiz.' dedi. Sonra 'Hedefleri veriyoruz.' diyerek, bana talimatlarda bulundu. 'Koordinatın yanındaki kavşak, caminin önü, koordinatın batısı.' diye tariflerde bulundu. Ben, 'Batı'da bir şey yok.' deyince, Karakuş diğerlerine 'Atış serbest.' dedi ve kavşağa bir tane MK-82'yi görerek ve dalarak atış yaptım. Sonra tekrar havalandım. Bu sefer de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin oradaki cami yakınlarına dalarak ve görerek, atış yaptım. Bu sırada kuleden Karakuş ile irtibat halindeydim. Onun talimatıyla atış yaptım. Caminin yanına da bir bomba attım.

Daha sonra Erzurum'dan kalkan uçaklar beni önlemeye geldiler. Beni uyararak, üssüme dönmem gerektiğini belirttiler. Uçtuğum uçakta, başka uçakların bana kilitlendiğini gösteren sistem yoktu. Muhtemelen diğer uçaklar bana kilitlenmişti. Bunu yakın uçmalarından anladım. Ben de durumu Karakuş yarbaya bildirdim. Karakuş yarbay da inmemi söyledi. Bunun üzerine üsse döndüm.

Bir ara Ahmet Özçetin, Ahmet Tosun'a 'Cumhurbaşkanının uçağı Dalaman veya Antalya'dan kalkmış olabilir. Araştıralım.' dedi. Ahmet Tosun da bana 'MY sisteminden radar izlerini araştıralım.' dedi. Ben de araştırdım. Cumhurbaşkanının uçağına dair bir şey bulamadım. Antalya'dan kalkan yüzlerce uçak vardı ancak Cumhurbaşkanının uçağı olduğuna dair bir kayıt yoktu."

 
ERDOĞAN UÇAK FETÖ
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
NBA İçerisinde Tarihi Bir Galibiyet
NBA İçerisinde Tarihi Bir Galibiyet
Gökhan Gönül Gecenin Adamı Seçildi
Gökhan Gönül Gecenin Adamı Seçildi